29 Mayıs 2011

Ben buna gülüyorum


Aerosmith (yine) toplama albüm çıkarmış, adı da Tough Love Best of the Ballads. Albüm adını uzun tutuyorlar ki bir anlığına aradaki best of lafı gözümüzden kaçsın, albüm yaptılar falan zannedelim de rahat rahat küfür edelim, kahkayı patlatalım. Ben zamanında bu kadar ünlü olup, bu kadar insan tarafından bilinip sevilip akabinde bu kadar itin götüne giren grup görmedim. Çok özür diliyorum, daha hafif bir ibare kullanamadım.
Naparlarsa yapsınlar, banane, umrumda değil de; çocukluk hatıralarıma saygısızlık ediyorlar, beni müşkül durumda bırakıyorlar. Arkadaşlarım arasında bu topluluktan bahsederken "senin Aerosmith var ya" diye cümleye başlayanlar var. Biraz ayıp oluyor.

Tracklist'e bak:
01 – Angel
02 – Amazing
03 – Love In An Elevator
04 – Cryin’
05 – What It Takes
06 – Rag Doll
07 – Crazy
08 – Deuces Are Wild
09 – Livin’ On The Edge
10 – Blind Man
11 – Janie’s Got A Gun
12 – Dream On



Bravo, nerden aklınıza geldi, çok güzel düşünmüşsünüz diyorum başka da bir şey pek diyemiyorum ve şerefinize üç albüm kadar önce yayınladığınız, rafta görüp, duygusallaşıp, çocukluğumu hatırlayıp satın aldığım BEST OF'u camdan atıyorum. 


Not: Weezer da Paranoid Android cover'lamış. Afferin.

Barselona'dan telefon edenlere, Çeşme yollarında bira içenlere;

Rakı sofrasından telefon edenlere, enginarlı pilav yapıp fotoğrafını yükleyenlere, üşendiğimden gitmediğim Freshtival'i yere göğe sığdıramayanlara, cümlesini #primaverasound2011 diye bitirenlere, Karaburun'da hava süper diye arayanlara, "dün gece sen gittikten sonra acayip eğlendik" diyenlere ve bahsetmeyi unuttuğum tüm betonlara cevabım budur:

Evde "Çürümenin Kitabı"nı okuyarak geçirdiğim bu pazar gününde hepiniz için Pulp'tan geliyor (Barselona'dakiler için iki kere gelsin) This is HARDCORE.

Uhuyu da çerez olarak düşündüm.

28 Mayıs 2011

Freak out show

Dunst3Dunst4
Dunst5Dunst6
Dunst7Dunst8
Dunst9Dunst10
Dunst12Dunst13Dunst2Dunst11

26 Mayıs 2011

Ben galiba çiçekçi olucam



Dün bir arkadaşım mesaj atmış. "Seni yolda gördüm elinde ağaçla yürüyordun" gibilerinden bir şey söylemiş. Kendisini utandırmak istemediğimden adını vermiyorum ama cevabını veriyorum: Ağaç değil o bikere, sarmaşık.

Birkaç hafta önce pasaport işlerini halledelim diye Eyüp'e gitmiştik, pek halledemedik gerçi ama olsun. Durağın yanında kocaman bahçe bitkileri satan dükkânlar vardı, çok kötü gözüm kalmıştı. Dün yine çeşitli sebeplerden Ayvansaray-Eyüp turlarına çıkınca artık dayanamadım. İki üç fide alayım diye girdim. İki torba çiçek ve işte bir ağaçla çıktım.

Dünden beri onlarla uğraşıyorum çok kötü heyecanlıyım. Önce malumunuz karşı komşuya hava atarken solucan saldırısına uğradım. Üzerine kedi birkaç çiçeği haşat etti. Her bahar yeni bir şey öğreniyorum gerçekten de. Mesela geçen yıl papatyaya boğmuştum camların önünü meğerse kedi en çok onları yemeyi seviyormuş o yüzden sarılı turunculu belediye banket çiçeklerine geçiş yapmak zorunda kalmıştım. Belediyeninbir bildiği var arkadaşlar, onca yıllık tecrübeyle kedilerin yemediği çiçekleri resmen tespit etmişler onlardan dikiyorlar. Belediye menüsünün dışına çıktığım her girişimim hüsranla sonuçlanıyor. Neyse.

Sarmaşık çok dertli iş, iki günde ömrümü yedi. Çiçekçi amca dedi ki "bunu nereye yönlendirirsen oraya gider". İlk başta çok kolay görünüyor. Yeeanni nereye yönlendirsem gidecek, süper lan diye diye eve geldim. Amacım şu yukarıda görünen siyah demirlere yönlendirmek ama sarmaşığın 7 kökü var o 7 kökten çıkan en az 8er 10ar yan dal var, o yan dallardan çıkan... falan. Bilanço ağır.

"Pardon şu tarafa yönlenebilir misin acaba?" deyince de yönlenmiyor ki. Kalın dalları bantlamak falan gerekiyor. Bide önümüzdeki hafta çiçek açıcakmış bu, çiçek açmadan acilen yönlendirmem lazım, sonra yönlendiriyim derken çiçekleri mundar edebilirim.

Çok dertliyim. Elime hesap makinesi alıp öyle gidicem şimdi yanına. Şuraya bak yaa, ben bunun nesini kodlıyım?

25 Mayıs 2011

Ne hayatlar #2



Kafamdan resmi tamamladım. Sağ tarafa salıncak evin arka tarafına göl koydum.
Küçük olsun bizim olsun be.
Yalnız üst balkonun ışığı açık kalmış.

Yanlışlıkla bloga ne hayatlar bölümü ekledik ya, dur bakalım. Belki bir bildiğimiz vardır.

24 Mayıs 2011

Vay anasını


23 Mayıs 2011

That's rude



Dünyanın en komik adamısın Bill Murray

Umarım yağlı boya fıçısının içine düşersin

Geliyorum

Yasakyerlisarisinhaydar31hayvanterbiyesizadrianne

http://yasakyerlisarisinhaydar31hayvanterbiyesizadrianne.info/index.html

22 Mayıs 2011

Salak, yemin ediyorum gerizekalı bu çocuk

21 Mayıs 2011

Dediki Collective #3


En sevdiğiniz oyun dediki collective geri geldi. Tabii yine Fargo var tabii yine Shining var.

“What do you do for recreation? … Oh, the usual. I bowl. Drive around. The occasional acid flashback.”
The Big Lebowski (1998)
“Don’t you shush me! Eighteen years of total silence, and you shush me.”
Life of Brian (1979)
“In the industry, we call them cigarette burns.”
Fight Club (1999)
“You know what capitalism is? Gettin’ fucked!”
Scarface (1983)
“I thought I’d lived a simple life. But I’ve sinned too much.”
Oldboy (2003)
“We can stop, get pancakes and then we’ll get laid, alright?”
Fargo (1996)


“All work and no play makes Jack a dull boy.”


“They’re paying for it, you eat it.”



“We accept the reality of the world with which we are presented.”



“At times like this, I wish I was but a simple peasant.”



“Viddy well, little brother. Viddy well.”



“Mr. Corleone is a man who insists on hearing bad news immediately.”



Bacı bacı kızlar












Allah testi


Çevir çevir oyna

20 Mayıs 2011

Blogger, sen yetkili bir abiye benziyorsun


İsyanlardayım. Neden beni darlıyorsun?
Koskoca ekranım var ve her tarafına yazmak çizmek istiyorum. Hayret bişiy.

Bin birinci kez izliyorum bunu



Ne adamsın ya

19 Mayıs 2011

Deprem mi?

Karibu

Bu kim AMK?


Ve de orada ne yapıyor?

Cannibal!



Durduk yerde aklıma geldi nedense. Ne kadar güzel bir filmdi artık. Offff.

Bira böyle içilir


Cheers Hev. (üstüne tıklayınca dansediyor)

18 Mayıs 2011

Otasasaltıkessnikvörsun

17 Mayıs 2011

Giyinip de geldiler



Bizim oğlan hakkaten çogacayip.
Kızda da büyük gelişme var.
Tipe bak ne güzel gülüyor.

16 Mayıs 2011

Teeeyyyyyyy

Çok esmeriz be atam



Yani iyiyiz hoşuz da, baya bi esmeriz.